- Reklam -

- Reklam -

Yanlış, yanlışla düzelmez

223

Dünyada egemen olan sömürü güçlerinin, sözde Arap Baharı, özde Arap Kaosu adlı planlarının Suriye bölümünde, ABD’nin yarattığı kaosa ve işıde karşı komşumuz Suriye ve Esat’a yardım etmemiz gerekirken, ABD isteği doğrultusunda Esat’ı düşman ilan edip, Esat’ı Rusya’nın kucağına bırakarak haydut ABD’yi Ortadoğu’dan çıkararak bulunduğumuz çoğrafya olan Ortadoğu’ya huzur getirmenin yollarını aramamız gerekirken; her ne kadar bize düşman olmasa da içinde birçok Türk özerk bölgeleri olması, etrafı Türk devletleriyle çevrili olması ve Türk dünyasını bizim birleştirecek olmamız sebebiyle, bizim güçlü bir devlet olmamızı istemeyecek küçük egemen güç Rusya’nın güneyimize bir düzine üs kurup, ABD’nin çoğuna el koyduğu Suriye’nin kalan bölümüne hakim olmasına sebep olduk. Öte yandan hep söylediğim gibi egemen sömürgecilerin planlarının parçası olarak ekonomimizi, demografik yapımızı ve gelecek de asayişimizi bozacak altı milyon Suriyeliyi ülkemize gönderdiler; hala da gönderiyorlar.

Arap kaos planının Libya bölümüne gelince, 1974 Kıbrıs Savaşı’nda müttefik olarak bildiğimiz birçok devlet ambargo koyarken, bize tek yardım eden Libya lideri Kaddafi’ye yardım etmedik-edemedik; hepsi bir tarafa en azından kendisini kurtarabilirdik ama onun vahşice katledilişine seyirci kalmamız bir Türk vatandaşı olarak içimde uhdedir.

Sonuçta yapılan hataları bir tarafa koyup bu güne dönersek önce en zayıf zamanımızda dünyanın egemen sömürgeci devletlerinin hepsiyle aynı anda savaşarak 1923’te bağımsız devlet olduğumuzu hatırlayıp,
ABD, İNGİLİZ, RUSYA veya başka bir ülkenin ağzına bakmadan milli güvenliğimiz söz konusu olduğu için milli duruş gösterip, kimseyi araya sokmadan egemen güçlerin adına diplomasi dediği kıvırma hareketleri yapmadan, mertçe Suriye’de Esat ile görüşerek göç ve güvenlik sorununu çözmeye çalışılmalı Esat’la çözülemiyorsa yapılması gereken 35 kilometre derinliği 50-60 kilometreye çıkarıp, 460 kilometre uzunlukta planladığımız güvenli bölgeyi istemeyen egemen güçlere rağmen oluşturup ülkemizdeki Suriyelileri oralara yerleştirerek harcadığımız paraları oralardan çıkartmak olmalıdır.

Libya’da yönetimle geç kalınmış olan muhasır ekonomik sınır anlaşması yaptık ki, bu yapılan çok doğru bir anlaşmadır; anlaşma yaptığımız yönetimi anlaşmanın selameti için mutlaka korumalıyız.

Bunlara gücümüz yok diyen idarecilerimizin, Kurucu Liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün 1935 yılında Stalin’in devrim kutlamalarında “Herkes bilsin ki, Rus milleti; Boğazlar ve Ardahan’ı ele geçirme arzusundan asla vazgeçmeyecektir. Çok yakın bir zamanda bu davamızı halletmiş olacağımızı müjdeliyorum.”demesini duyan Atatürk’ün aynı gece protokolsüz şekilde Sovyet büyük elçiliğinin kapısına dayanıp, kendisini karşılayan büyükelçi Karahan’a “Ajanstan öğrendiğime göre Başkanınız Stalin, Ardahan ile Boğazlar’ı istemiş, kararı katıymış. Pek yakın bir gelecekte bu kararını uygulayacakmış. Tam böyle söyleyip söylemediğini bilemem ama buna benzer şeyler söylemiş. Tabii bu konuşmanın bir kopyası sende vardır. Getir bakalım şunu işin aslını faslını anlayalım.”der. Gazi metnin o kısmını kelime kelime tercüme ettirir. Konuşma ajanstan geçen metin ile aynıdır.
Gazi büyük elçi Karahan’a elçiliğin telsizinden derhal Stalin’i bulduracaksın; başkanın tükürdüğünü yalayacak, bu cevap bu gece gelecek çünkü benim senin başkanınkinden daha önemli bir kararım var. İstediğim cevabı almadan elçiliğinizden dışarı adım atmam. Eğer cevap istemediğim şekilde gelirse bil ki buradan çıkıp doğru Rus sınırına ordumun başına gideceğim.”der.

O gece Stalin tükürdüğünü yalar ve konuşmasının dil sürçmesi olduğu açıklaması yapmasını hatırlayıp Türkiye’nin gücünün TÜRK Milleti’nden geldiğini hatırlaması yeterlidir.

İnternet sitemiz size en iyi deneyimi sunmak için çerezleri kullanmaktadır. Daha fazla bilgi için Kabul Et Devamı