Seçim Bitti

Ülkemiz için çok önemli olan bir seçimi milletimiz kendine yakışır bir şekilde büyük olaylar yaşanmadan bitirdi. Gösterdikleri demokratik yaklaşımlardan ötürü devletimizi, hükümetimizi ve halkımızı kutlamak lazım.

Adil bir seçim olduğunu söyleyebilir miyiz?  Buna kimse yüzde yüz evet diyemez. Şöyle ki; şahsen hiç sevmesem de, YSK’nın adaylık başvurusuna “Aday olabilirsin” dediği birisini cezaevinde tutarak, doğrudan kendini ifade ettirtmemesi bana göre her şeyden önce vicdana uygun değildir. Ayrıca her kesimden toplanan vergiler ile faaliyetlerini yürüten TRT’nin adaylara daha adil yaklaşması, her kesime söz hakkı vermesi gerekirdi. Peki, bu eksikler olmasa sonuç değişir miydi? Bana göre değişmezdi. Hatta mağduru  oynayan HDP çok daha az oy alırdı.

Günümüzde iletişim sadece radyo, televizyon ya da yazılı basınla olmuyor, sosyal medya ile insanların büyük kısmına ulaşmak mümkün. Onun için TRT’nin yaptığı taraftarlık uzun vadede getirisinden çok götürüsünün olacağı bir yaklaşım.

Bana göre seçimin kesin galibi Recep Tayyip Erdoğan, mağlubu ise AKP’dir. Milletimiz, ülkemize yapmış olduğu hizmetlerden, devam eden büyük projelerinden ve dik duruşundan dolayı Recep Tayyip Erdoğan’a bir kez daha beş yıllığına ülke yönetimini vermiştir. AKP ise Recep Tayyip Erdoğan’ın bütün çabalarına rağmen, ilçe belediye başkanlarından, bakanlarına kadar kadrolarının halka tepeden bakması ve muhtelif yanlışlarından dolayı halktan uzaklaşmış ve ayrıca Doğu ve Güney Doğu bölgelerinde doğru adaylar çıkaramadığı için liderinin 10 puan arkasında kalmıştır.

Muharrem İnce CHP’nin oylarını artırmakla beraber halkın sevdiği bir komutanın apoletlerini sökemeyeceğini öğrenmiştir. Yine halk tarafından heyecanla takip edilen büyük projelere yenilerini ekleyeceğim demek yerine, bazılarını durduracağını ya da yapmayacağını söylemekle beklentilerin altında oy almıştır.  Oy sayımından sonra yapmış olduğu, seçimi, Recep Tayyip Erdoğan  kazandı, açıklaması ile dürüst bir demokrat olduğunu herkese göstermiştir.

Meral Akşener ise kısa sürede kurup seçime katıldığı partisiyle yüzde onun üzerine oy alarak başarı kazanmıştır.

Devlet Bahçeli halk tarafından artık devletimizin sigortası, emniyet kilidi, kısaca “Devlet Baba” olarak görüldüğü için bence sürpriz olmayan bir sonuç almıştır.

Seçimlerde benim üzüldüğüm tek şey; CHP, MHP ve İYİ Parti’nin Doğu ve Güney Doğu bölgelerinde çok fazla oy alamamasıdır. Bu durum, o bölgelerin insanlarını ayrıştırıyor. Oysa ki o bölgenin insanları da en az Batı bölgeleri ve Karadeniz Bölgesi kadar bu ülkenin insanları tüm partilerin olması gereken yerler hangi parti olursa olsun doğru adayları koydukları zaman Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde de Batı’da ve Karadeniz’de aldıkları oyları alabilirler. Bu bağlamda partilerin milletvekili adaylarını belirlerken bana göre iki ölçütünün olması lazım. Birincisi olmazsa olmaz milletvekili adayı yapılacak kişinin vatan haini olmaması, ikincisi ise parti başkanları ve yöneticilerinin kendi sevdiklerini değil, halkın sevip, güvenip benimseyeceği kişileri aday yapmasıdır.

Halkımız tarafından yeniden ülkenin başına getirilen, kendi deyimiyle “Büyük Usta”  Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük ustalığını göstererek etrafındaki cahil, hain, menfaatçi kişileri temizleyip; artık çağdaş, aydın, bilgili, liyakatli kişilerle yürüyeceğine inanıyorum. Kazanan Türkiye olsun diyerek artık herkesin ülkenin menfaatleri ve geleceği noktasında birlik olmak zorunda olduğunu hatırlatıp, seçimin milletimize, ülkemize ve insanlığa hayırlı olmasını diliyorum.  Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi “Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır!”