Kel göründü…

Suriye’de YPG’nin yanında Rus bayrağı, PYD’nin yanında Amerikan bayrağı, ikisinin ortasında İngiliz bayrağı da olsa tam olacak ama İngilizler kendini hiçbir zaman göstermezler. Onlar hep yapacaklarını yapar ama izini belli etmezler.

2. Dünya Savaşı’nın galip bu üç devleti, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyayı kendi sömürgeleri olarak paylaştılar. NATO, Varşova Paktı diye iyi polis kötü polis oyununu oynayarak bugüne kadar da sömürdüler.

2. Dünya Savaşı’na katılmayan Türkiye’yi iyi polis kötü polis oyunuyla NATO’ya sokup ülkemizde üsler açıp içimize bir sürü ajan yerleştirdiler. Türkiye’nin gelişmesi satın aldıkları politikacılar satın alamadıkları politikacılara da en son 15 Temmuzdan da gördüğümüz gibi suikast ve darbelerle her zaman önlendi. Bunlara rağmen Türkiye’miz bugün bölgesinde lider dünyada söz sahibi bir devlet. Bunu hazmedemeyen egemen devletler de artık kötü polis iyi polisi bırakıp açık açık ortaya çıktılar. Başta söylediğim gibi karşımıza terör örgütlerinin yanında bayraklarını diktiler. Hal böyleyken yapmamız gereken ülkemizde birliğin bozulmaması için adalet, demokrasi, insan hakları konusundaki eksiklerimizi bir an önce tamamlayarak NATO tesislerini tamamen kapatmak. Türk Devletleri ile Türk Birliği’ni oluşturmak.

Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği “Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir” sözünü düstur edinip çağdaş bilimsel eğitime her şeyden çok değer vermek üniversitelerimizde bilimsel araştırmaları ve teknolojik savunma sanayini olabildiğince geliştirmek olmalıdır. Bu sadece bizim geleceğimiz çocuklarımız torunlarımız için değil, mazlum halkların insanlığın geleceği için de hayati önemdedir. Çünkü Türk’ün söz sahibi olmadığı dünyada insanlık da olmaz.