İsimler, mevkiler ve makamlar

Unvanlara ve isimlere bayılırız insanları doktor, profesör, bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı, vesaire gibi unvanlarla isimlendirmeye mevkinin ve belirli iş yerlerinde iken bu isimleri söylemek mümkündür. Üniversitenin içindeyken “Profesör” olabilirsiniz, kışlada iken “Albay” ya da “Orgeneral”, bir Bakanlığı icra ederken “Bakan”, bir yere aday olduğunuz zaman aday olduğunuz mevkinin adıyla size hitap ederler. Örneğin “Cumhurbaşkanı” adayı olursunuz size Cumhurbaşkanımız derler ama seçimi kaybedersiniz ya da bulunduğunuz mevkiden emekli olursunuz size yine “Bakanım, Cumhurbaşkanım, Profesör, Albay”, vesaire derler sizin isminizi o makamların yükselttiğini zannederler.

Oysa babamdan öğrendiğim bir şey var, “mevki seni yükseltmesin görevini öyle başar ki sen mevkiyi yükselt” rahmetli İsmail Hakkı Baltacıoğlu ordinaryus Profesördür ve bir kere bile bu unvanı kullanmamıştır, kullanmaktan kaçınmıştır. çünkü “İsmail Hakkı Baltacıoğlu ismini yani ismimi unvanımdan önde görüyorum” demiştir ve gerçekten de o kadar başarılı bir insan olmuştur ki ordinaryüs profesörlüğü gölgede bırakmıştır. Bir adamın kartvizitine bakıyorsunuz: Sigara ile Savaşanlar Derneği Başkanı, Uluslararası Siyasal Kültürel Dayanışma Derneği Başkanı, Kanarya Sevenler Derneği Başkanı, Çiçek Severler Derneği Başkanı, Halaycı Başı Derneği Başkanı, Altına Yapıp Üstüne Oturanlar Derneği Başkanı, Falan Filan Kooperatiflerin Genel Başkanı, Falan Fişmekan İş Verenler Derneği başkanı, bunu uzun uzun sıralamak mümkün bir işi başarmak hakkıyla başarmak yerine başaramadığı 50 tür işi sıralıyor dolandırıcılığın sahtekarlığın kartvizite dökülmüş halidir bu. Bir bakan Bakanlığı sırasında bulunduğu bakanlığın gerektirdiği görevleri hakkıyla yapmış ise onun ismi kutsaldır, oradan emekli olduysa artık ona “bakanım demek” yerine ismiyle hitap etmek en doğrusudur. Eğer bir Mebus görevini yapmış, yasama görevinde etkin vazifeleri görmüşse Emekli olduktan sonra ona “vekilim” demek yerine ismiyle hitap etmek veya usta öğretici anlamında “Hocam” demek çok daha muteberdir.

Mevki ve makamlar sizi yüceltmesin, kariyerler sizi yükseltmesin siz görevinizi hakkıyla yapın ki isminiz makamınızın markası olsun. Atatürk deyince Türkiye Cumhuriyeti akla gelir çünkü markası Atatürk’tür.