- Reklam -

- Reklam -

HDP kapansın mı?

233

“Bir yanlışı bir kez yapmak hata, iki kez yapmak aptallıktır.” der Hz Mevlana.

Bizim devletimiz aynı hatayı sürekli yapmak bir yana doğru şeyleri yapmamakta ısrarcı ülkemiz de onlarca parti kapatıldı, yerlerine yenileri kuruldu. 1990 senesinde HEP olarak kurulan parti kapatılınca DEP oldu, kapatılınca ÖZDEP, kapatılınca HADEP, sonra DTP, sonra BDP ve nihayet şimdiki HDP yani değişen bir şey olmadı, sadece tabelada isim değişti. Hainler TBMM’de devletten maaş alarak, devletin ekmeğini yiyip, suyunu içerek devlete meydan okumaya devam ediyor.

Onun için bu parti kapamalar sadece MİLLETİ kandırmaktır; oysa ki yapılması gereken çok basit, devletin varlığına, birliğine, güvenliğine kasteden emperyalist, siyonistlerin, taşeron terörist örgütlerinin silahlı güçleriyle, yurt içi ve yurt dışında TSK, MİT, jandarma ve polisimiz savaşırken, içeride de bu örgütlere maddi manevi destek vereni istihbarat ve kolluk kuvvetlerinin vereceği delillerle adli makamlar, milletvekili, belediye başkanı, ağa, iş adamı, gazeteci vs statüsüne bakmadan tutuklar; vatana ihanetten yargılar, en ağır şekilde cezalandırır, olur biter.

Tabi bunu yapmak için öncelikle milletvekillerinin dokunulmazlığının olmaması ve devletin varlığına kurşun sıkan teröristin bırak cenazesine gitmeyi, teröristi öveni vatana ihanetten yargılayacak kanunlar ve bu kanunları uygulayacak siyasilerin baskı yapamayacağı bağımsız milli bir yargı sistemi olmalı.

Kısacası Ulu önder Atatürk’ün ölümünden sonra gelen siyasetçiler tarımdan dış politikaya, savunmadan güvenliğe, eğitimden sanayiye, turizmden şehirleşmeye Atatürk’ün politikalarını sürdürmediği gibi, her kuruma kendi siyasetini sokarak kurumları da bozdular; dolayısı ile yıllardır teröre binlerce şehit vermemize rağmen terörle mücadele devlet politikamız bile olmadı, her iktidar hatta her bakan kendine göre bir şeyler yaptı; oysa ki büyük devletlerin yaşamsal konularda devlet politikaları ve bu politikaları yürüten siyasetten siyasetçiden bağımsız kurumları olur, bu kurumlar aynı zaman da birbirlerini denetleyerek devlette oto-kontrolü, dolayısı ile devletlerin ayakta kalmasını sağlar.

Son yıllarda terörle mücadelede izlenen terörü sınırlarımız dışında yok etme stratejisi çok doğru olup, önemli başarılar sağlanmış olsa da, içimizdeki hainleri temizlemediğimiz sürece terörle mücadelenin sonuca ulaşması imkansızdır.

İnternet sitemiz size en iyi deneyimi sunmak için çerezleri kullanmaktadır. Daha fazla bilgi için Kabul Et Devamı