Hayırlı Seçimler

Seçime giderken partilere ve seçtikleri adaylara şöyle bir bakınca maalesef çoğunlukla ülke menfaatlerini değil, sadece ahbap, çavuş ve menfaat ilişkilerini görüyorum. Bilhassa doğu ve güneydoğu bölgelerinde devletini, milletini sevenler yerine yalakalık yapmış hainlerle işbirliği içinde olanlar ne yazık ki daha çok tercih edilmiş.

Oysa ki tüm siyasi parti liderlerinin ortak görüşü olan ülkemizin zor bir dönemden geçiyor gerçeği bunun tam tersini gerektiriyordu. Örneğin CHP’de kamuoyu tarafından da sevilen Mustafa Balbay aday yapılmazken, vatan hainliği ile suçlanan cezaevindeki Enis Berberoğlu aday yapılıyor.

Her fırsatta 15 Temmuz hain işgal girişimine karşı duranları öven AK Parti’de o gecenin şüphesiz en büyük kahramanı olan Ömer Halisdemir’in kardeşini aday göstermedi. Bundan daha vahim olaylar da var, mesela CHP’de terörist cenazesinde ağlayan, üzerine bir sürü lüks daire olan, aldığı rüşvetlerle anılan Ataşehir belediye başkanının eşi Gamze Akkuş İlgezdi aday gösterilirken, solun önemli isimlerden Fikri Sağlar aday gösterilmedi; aynı şekilde AK Parti’de Diyarbakır’da vatanperver olmasından dolayı PKK tarafından arabasına bomba konulan, havaya uçan aracından paramparça olmuş vücuduyla çıkan, aylarca yoğun bakımda yatıp iyileşen ve üçüncü kez AK Parti milletvekili aday adayı olan Tahsin Arslan aday olarak seçilmezken PKK ile bağlantısı olduğu tüm Diyarbakır halkınca bilinen kişilerden bir çoğu milletvekili adayı.

Bunlar sadece bir kaç örnek; Türkiye geneline baktığımızda maalesef halkın istediği adaylar yerine parti başkanlarının gösterdiği kişiler milletvekili adayı ve milletvekili oluyorlar.

Temayül yoklamalarının yapıldığı yerde sayımının yapılıp açıklanmamasından, kimin aday olacağına kimin karar vereceği zaten belli. Tamam milletin istediklerini aday yapmıyorsunuz en azından adaylarınız arasına hırsızları ve hainleri de sokmayın.