Doğruların konuşulma zamanı

15 Temmuz işgal girişiminin ABD tarafından yapıldığını artık çocuklar bile biliyor. 15 Temmuz’da istediğini yapamayan ABD, eskiden gizli gizli yaptığı kalleşlikleri artık gözümüzün içine soka soka açıktan yapıyor.

Suriye’de, Irak’ta PKK-YPG gibi başımıza yıllardır bela ettiği terör örgütlerine sürekli silah veren ABD, üstelik dalga geçer gibi, kendi kurduğu “IŞİD’e karşı kullanılmak üzere veriyorum kontrolleri bizde” diyor.

Doğruların konuşulma zamanı hala gelmedi mi ülkemizde! NATO üsleri ve ne olduğu belli olmayan vakıflar olduğu sürece bizde hain bitmez. Aynı şekilde Ortadoğu’dan ABD – İngiltere – Batı devletleri üstlerini kaldırmadıkça, ellerini çekmedikleri sürece de Ortadoğu’da asla kaos, ölüm, gözyaşı bitmez. Bunları artık herkes biliyor da mesele bunlara karşı bizim ne yaptığımız yapacağımız.

Çok geçte olsa Milli Savunma sanayinin geliştiğini, büyüdüğünü görmek gurur ve güven verirken, Milli zenginliklerimiz olan zeytinliklerin rant uğruna birilerine peşkeş çekilmek istenilmesi kabul edilemez.

Yeni okullar yeni üniversitelerin yapılması gurur verirken, Eğitimin müfredatının içeriğinin bilimden uzaklaşması, eğitimin kalitesinin düşmesi kabul edilemez.

Üçüncü havalimanı, köprüler, yolların yapılması gurur verirken, Karadeniz yaylalarının Araplara verilmesi kabul edilemez.

Nükleer santrallerin yapılması gurur verirken, HES diye doğaya verilen zarar kabul edilemez.

Yerli uydu yapılması gurur verirken, dünyanın en verimli toprakları sayılan Anadolu’da yaşayıp mercimek, nohut, buğday, hayvan ithal etmek kabul edilemez.

Biz Türklerin en zayıf yanımız geçmişimizdeki hataları doğru analiz edememek hatta unutmak ve aynı hataları tekrar tekrar yapmamızdır. Kurucu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden itibaren İsmet İnönü ile başlayan halktan kopuk CHP’nin sanki bu ülkenin başka hiçbir problemi yokmuş gibi devletin sırlarını ifşa eden biri için yürümesi CHP’nin ne kadar halktan devletten kopuk olduğunu gösteriyor.

Diğer yandan dün çok kişi tarafından yere göğe cemaat diye sığdıramadığı bugün Fetoş dediğimiz örgütün ne olduğunu 15 Temmuz da ağır bedel ödeyerek öğrenmemize rağmen hala devlet kadrolarına liyakat sahipleri değil de, diğer cemaatlerin adamlarını yerleştirmek akılla mantıkla asla izah edilemez.

Kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk “Türkiye cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır” demişti…