Birleşmiş Milletler ve NATO

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bir buçuk galip ülke vardı; bir tam olan İngiltere, yarım olansa Rusya idi.

Bir tam olan İngiltere’nin Tetikçisi ABD ile uşağı yaptığı Fransa’ya ve yarım olan Rusya’nın ve partneri Çin’e birer daimi oy hakkı ile adına Birleşmiş Milletler denen şirketi görünürde 5 daimi esasen 1.5 patron devlet 180 sömürülecek üye devlet olarak kurdular kısaca Birleşmiş Milletler demek İngiltere ve Rusya demektir.

İşleyişte İngilizler her işte olduğu gibi Birleşmiş Milletler’de de hiçbir zaman ön plana çıkmaz bütün pis işlerini diğer işlerinde olduğu gibi tetikçisi ABD ye yaptırır. Aynı şekilde Rusya’da zaman zaman kendi ön plana çıkmaz veto edilecek kararları Çin’e veto ettirir; bu şekilde dünyayı yönetirler tabi bu arada ortaklar sömürdükleri ülkelerin silahlı kuvvetlerini kontrol altında tutmak istemedikleri yöneticiler başa gelirse onları darbe ile indirmek ve kendi ürettikleri silahları satmak için ortak şirketleri olan Birleşmiş Milletler’den bağımsız danışıklı dövüşle korku ortamı yaratarak ayrı şirketleri NATO ve Varşova Paktı adlı şirketleri (kurumları) kurdular. Bu ayrı şirketler zamanla patronlarının ortak olduklarını unutup rekabete girdiler tabi ortak şirkette Birleşmiş Milletler) büyük hissedar olanın şirketi (NATO) kazandı, küçük hissedarın şirketi Varşova Paktı iflas etti, dağıldı; ama ortak şirket (Birleşmiş milletler) hala devam ediyor büyük ortak her ne kadar küçük ortağı tamamen kendi kontrolüne almaya çalıştıysa da beceremediği için hala ona sömürülerden küçük (tüm Ortadoğu’yu kendi işgal ederken Suriye’de üs vermek gibi) paylar vererek İngiliz’ler (Anglosakson’lar) Dünya’yı hala yönetmeye devam ediyor.

Birleşmiş Milletler gerçekten Birleşmiş Milletler olmadıkça kararlarına uymak NATO’da kalmak İngilizlere(Anglosaksonlara) öpülmeye rıza göstermektir.