AKIL TUTULMASI

Sosyal medyada, Suriyeli izbandut gibi sakallı bir genç;
-Bursa’da Türklerin kafasını keseceğim, Türk milleti şerefsizdir diyor.
Bir gün sonra, İstanbul’da, Kırgızistan vatandaşı bir Türk’ün boğazı iki Suriyeli tarafından kesilerek öldürülüyor.
Kendi ülkesi işgal altındayken anasını, bacısını, tüm ailesini kolaylıkla bırakıp kaçabilen bu şeref yoksunu insan müsveddeleri, Türk yurdunda Türk vatandaşının boğazını kesiyor.
Şöyle bir düşünelim;
Bizlere kardeş olarak yutturulan tüm Arap ve Suriyelilerin ülkelerinde,Türkmenler dışında Türkçe iki kelime bilen bulmak imkansız. Oysa Suriyelilerin ve Arapların büyük çoğunluğu İngilizce konuşabiliyor.

Bizler altı buçuk milyon savaştan kaçan Suriyelileri sözde kardeşlik kisvesi altında bünyemize kabul ettik. Peki savaşı çıkaran ortalığı bu kadar karışıklığa sürükleyen ABD ve İngiltere, içerisinde kaç Suriyeliyi barındırıyor? Belki üç yüz beş yüz kişiyi geçmez.Bu arada Avrupa’ya kaçmak isteyenleri de ne hikmetse engelliyoruz.

Bizlere kardeş diye söylenen tüm Arap ülkelerinde; ne hikmet ise herkes İngilizce’yi ana dili gibi biliyor kardeş dediği toplumun diline,tüm düşman devletler gibi yabancı kalıyor.Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.

Bizim kardeşlerimiz Türk milletidir. Türk’ün Türk’ten başka kardeşi de,dostu da yoktur. Araplar da Suriyeliler de kardeşimiz değildir.Kim ki bizi asimile etmeye,Araplaştırmaya, kendi içimizde yozlaştırmaya çalışırsa o vatan haininin ta kendisidir.
Bu sebeplerden dolayı en azından yakın tarihimizi doğru öğrenmemiz gerekmektedir.Kulaktan dolma bilgi artıklarına karşı tarihimizi tam öğrenmek,ileriye gitmemiz için tek koşuldur.

Dün gazetelerden birinde;Nagehan Alçı adlı görselde gazeteci unvanını kullanan, kime ne amaçla hizmet ettiği belli olmayan süslü hanım,yakın tarihimizin acı olaylarından biri olan Dersim İsyanını,sanki devlet durup dururken orada katliam yapmış gibi anlatmaya çalışmıştır.
Zira bunu anlayıp anlatabilmek için çok araştırmak ve doğru okumak gerekmektedir.
Oysaki gerçek şu;
33 askerimizi Singeç Köprüsünde katlederek isyanı başlatan, artık İngilizlerinde kabul ettikleri gibi kendisine Kürt diyen aslında Taşnak Ermenisi olan Seyit Rıza denen İngiliz ajanının kendisidir. Ve orada bulunan cahil kesimi Kürt İsyanı diyerek (ki aslında Ermeni İsyanıdır) kışkırtmıştır.Devlet belki orantısız güç kullanmak durumunda kalmış ama sonuçta bastırması gereken isyanı bastırmıştır.
İstisnalar hariç; bazı kesim siyasiler ya cahilliğinden ya da oy hesapları yüzünden (ikisi de inanılmaz derecede çirkin durumlar) doğruları söyleyememektedir.Bu sebeple o bölge halkının devlete olan sevgi ve saygısını azaltıp,terör örgütlerinin eleman bulmasına zemin hazırladıkları görülmektedir.
Bu arada aleviler bilhassa Dersim halkı alevileri gerçek ATATÜRK sevdalısıdır.

Yine son günlerde  gündemde olan Yassıada ve Adnan Menderes konusuna gelince;
Siyasiler buna da hep oy hesabı yaparak bakmaktadır, tıpkı süslü hanım kızımızın anlattığı gibi..
Malum yıllardır Menderes memlekete bolluk ve refah getiren lider sanılıp halkın çoğunluğu tarafından sevilmiştir.
Oysa ki o kısa dönemde olan bolluğun karşılığında, Amerika’nın isteğiyle Uçak Fabrikalarını ve Köy Enstitülerini kapattığı,Kore’ye asker gönderip akabinde NATO adı altında 2300 yıllık şanlı tarihi olan ordumuzu , istihbarat kurumumuzu ABD’nin kontrolüne bıraktığını,kısaca bizi ABD’ye bağımlı manda yaptığını niye kimse söylemiyor,söyleyemiyor ?

Öte yandan bugün güneyimizde teröristlere on binlerce tır silah vererek bir terör devletini kurmaya çalıştığı, devletimizin en üst makamında dahi söylenen Siyonistlerin Tetikçisi ABD’nin, o zaman İstanbul’a gelen donanmasındaki askerleri arkadaşlarıyla denize atıp, Amerika’ya hayır dediği için asılan Deniz Gezmiş ve arkadaşları da hala maalesef terörist diye anılıyor.

Şimdi soruyorum ;
1950-60 yılları arasında Amerika’dan tarihi geçmiş süt tozlarını,hurdaya çıkmış silahlarını yardım diye alarak, kendi uçak fabrikasını, silah fabrikasını dünyanın en iyi okulları olan Köy Enstitülerini kapatan, ordusunu ve istihbarat kurumunu Amerikalıların kontrolüne verip faizli para alarak suni bolluk yaratan Menderes kahraman, Amerikalıları kovmaya çalışan Deniz Gezmiş’i terörist yaptık ve böylece onlarca yıl bırakın uçağı tankı, mermi bile üretmeyip parayla satın aldık.
Herhalde Menderes huzur içinde yatıyordur[!] çünkü hala milletimiz ruhuna fatiha okuyor.

Tüm bu olanlara rağmen son on yılda Savunma Sanayinde çok şey yapmış olsak da; yeterli seviyelere ulaşmış sayılmayız.
Geldiğimiz nokta;
Rusya’dan Es400 Hava Savunma Sistemi almaya kalktığımızda, ABD parasını  ödediğimiz F35 uçaklarını bize vermemekle ve ambargo uygulamakla bizi tehdit ettiği yetmiyormuş gibi, bir taraftan da ülkemizi üç taraftan kuşatmaya çalışıyor.
Anlamadığım şey ise ;
Güneyde bize karşı Siyonistler tarafından kurulan oluşumla eninde sonunda savaşacağımızı bilmemize rağmen, neden bu oluşumu tam palazlanmadan kaynağında yok edip kurutmaya çalışmıyoruz. Yoksa eksiklerini ve eğitimlerini bitirip güçlenmesini mi bekliyoruz.

Siyonistlerin Tetikçisi ABD’nin ülkemizdeki onlarca üssünü neden kapatmıyoruz? Aksine ABD’nin İstanbul ve Ankara’da yeni yapılan yüzlerce dönüm büyüklüğünde içerisinde ordu barındırabilecek sözde büyük elçiliklerine nasıl izin veriyoruz?

Bu akıl tutulması değil de nedir?