15 Temmuz yaklaşırken…

Geçen sene 15 Temmuz’da ülkemizin yaşadığı herkesin ‘darbe’ benim ise ‘işgal girişimi’ dediğim olayların yıldönümüne az bir süre kala ortalıkta kulaktan kulağa yeni bir darbenin olacağı söylentisi dolaşıyor.

15 temmuz 2016’da Anglosaksonların uşağı Fetö denilen örgütün yapmış olduğu başarısız işgal girişiminden sonra -Türk halkı Böyle bir şeye asla izin vermeyeceğini 15 temmuzla kesin bir şekilde gösterdi- böyle bir şeyin tekrar olabileceğine ben ihtimal vermiyorum.

Ancak egemen ve emperyal güçlerin bir türlü diz çöktüremedikleri Sayın Cumhurbaşkanımızı ortadan kaldırmak için fırsat kollandıkları da bilinen bir gerçektir. Psikolojik etkisinin katlanması için de 15 Temmuz’dan önce ellerinden geleni mutlaka yapacaklardır. Önümüzdeki 1 aylık süre çok önemlidir. Her bakımdan çok dikkatli olmalıyız. Rahmetli Anam hep “kale her zaman içeriden fethedilir, düşer” derdi. Sayın Cumhurbaşkanı’nın en yakınında olanlar çok önemli diye düşünüyorum.

Katar’ı vagon yapmak

Osmanlı’dan sonra İngiliz ve ABD’nin süt veren İnekleri olan başta Suudi Arabistan, Mısır ve yavru devletlerinin sütleri artık İngiliz ve ABD’yi doyurmuyor olacak ki gözlerini çok zengin petrol ve doğalgaz yatakları bulunan Katar’a diktiler.

Katar, Osmanlı’yı İngiliz altınlarına satıp arkadan vurmadı. Siyonistlerin uşağı olmadı. Türkiye ile yakın ilişki kurdu. Türkiye’nin askeri üs kurduğu, küçük ama onurlu bir ülke Katar. Katar’ı ABD ve İngiliz’e ve onun uşakları Suuda, Mısır’a yem etmemeliyiz. Sonuna kadar sahip çıkmamız lazım.

Son raddede olmuyorsa onurlu Katar Emir’i ve halkının satılmış Arap yönetimleri ve siyonistlerin uşağı olmaktansa Türkiye Cumhuriyeti’nin 82. vilayeti olmayı tercih edeceklerine inanıyorum.